ANASAYFA Sağlık Sınav Kaygısı Akademik Başarıyı Düşürüyor: Uzmandan Uyarı

Sınav Kaygısı Akademik Başarıyı Düşürüyor: Uzmandan Uyarı

Psikolog İrem Güler, sınav kaygısının öğrencilerin akademik performansını düşürdüğünü belirtti. Ailelere ve öğrencilere önemli uyarılar yapıldı.
KAYNAK: (İHA)
Okunma Süresi: 3 dk

Sınav dönemleri, öğrenciler için olduğu kadar aileler için de yoğun stres ve beklentiyle geçen kritik süreçler arasında yer alıyor. Uzmanlar ise bu dönemde yaşanan sınav kaygısının akademik başarı üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceğine dikkat çekiyor.

Medical Park Ankara Hastanesi’nde görev yapan Psikolog İrem Güler, sınav kaygısının öğrencinin sahip olduğu bilgiyi sınav anında etkili şekilde kullanmasını engelleyebildiğini belirterek, bu durumun özellikle lise ve üniversiteye geçiş sınavları döneminde daha sık görüldüğünü ifade etti.

Güler’e göre belirli düzeyde kaygı ve heyecan motivasyonu artırabilirken, aşırı düzeyde yaşanan stres öğrencinin dikkatini dağıtarak performansını düşürüyor. Öğrencinin sınav sırasında yoğun başarısızlık düşüncelerine kapılması, bildiklerini hatırlayamaması ya da sınavdan kaçınma davranışı göstermesi ise daha ileri düzeyde kaygı belirtileri arasında yer alıyor.

Sınav kaygısının yalnızca zihinsel değil, fiziksel belirtilerle de ortaya çıkabildiğini vurgulayan Güler, kalp çarpıntısı, mide bulantısı, terleme, baş ağrısı, uyku bozuklukları ve kas gerginliği gibi şikâyetlerin sık görüldüğünü söyledi. Bunun yanında yoğun endişe, huzursuzluk ve “başaramayacağım” düşüncesinin öğrenciyi psikolojik olarak da etkilediğini belirtti.

Yoğun kaygının akademik performansı doğrudan etkilediğini ifade eden Güler, öğrencinin sınav sırasında olumsuz düşüncelerle meşgul olmasının dikkat ve hafıza süreçlerini zayıflattığını dile getirdi. Bu durumun özellikle problem çözme ve odaklanma becerilerini olumsuz etkilediği belirtildi.

Aile tutumlarının da sınav kaygısı üzerinde belirleyici olduğuna dikkat çeken Güler, sürekli başarı vurgusu yapılmasının ve çocukların başkalarıyla kıyaslanmasının kaygıyı artırdığını söyledi. “Bu sınav hayatını belirleyecek” gibi ifadelerin öğrencide baskı oluşturduğunu belirten Güler, bunun yerine emeğe odaklanmanın daha sağlıklı bir yaklaşım olduğunu ifade etti.

Sosyal medyanın da öğrenciler üzerinde baskı oluşturabildiğini vurgulayan uzman, başarı hikâyelerinin gerçekçi olmayan bir algı yaratarak gençlerde yetersizlik hissine neden olabileceğini belirtti. Her öğrencinin öğrenme sürecinin farklı olduğunu hatırlatan Güler, kıyaslamanın özgüveni zedeleyebileceğini söyledi.

Sınav döneminde yaşam alışkanlıklarının da büyük önem taşıdığını belirten Güler, düzenli uyku, dengeli beslenme ve fiziksel aktivitenin kaygı yönetiminde kritik rol oynadığını ifade etti. Aşırı kafein tüketimi ve düzensiz uyku ise kaygıyı artıran faktörler arasında gösterildi.

Uzman, öğrencilerin kısa yürüyüşler, nefes egzersizleri ve kas gevşetme teknikleri gibi yöntemlerle kaygılarını kontrol altına alabileceklerini belirtti. Ayrıca gerçekçi hedefler belirlemenin ve sosyal yaşamı tamamen bırakmamanın da önemli olduğunu vurguladı.

Kaygının günlük yaşamı ciddi şekilde etkilemesi durumunda profesyonel destek alınması gerektiğini ifade eden Psikolog İrem Güler, okula gitmekte isteksizlik, yoğun kaçınma davranışları ve performans düşüşü gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Güler son olarak, öğrencilerin olumsuz düşüncelerini fark edip daha gerçekçi bakış açıları geliştirmelerinin sınav kaygısını azaltmada etkili olduğunu belirterek, doğru çalışma alışkanlıkları ve psikolojik farkındalığın başarıyı desteklediğini ifade etti.

 
 
Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız