Kan Testiyle Erken Evre Pankreas Kanserinin Yüzde 90'ı Tespit Ediliyor
ANKARA – Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun, geliştirilen yeni bir kan testinin erken evre pankreas kanserini yüksek doğrulukla tespit edebildiğini açıkladı. Japonya merkezli bir araştırma ekibinin ortaya koyduğu bulgular, bu ölümcül kanser türüyle mücadelede umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Pankreas Kanseri Neden Bu Kadar Ölümcül?
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Coşkun, pankreas kanserinin en ölümcül seyreden kanser türlerinden biri olduğunu belirtti. Bu durumun temel nedeninin, hastalığın erken dönemde belirgin bir belirti vermemesi ve çoğunlukla ileri evrede fark edilmesi olduğunu vurguladı. Coşkun, hastalığın erken teşhis edilebildiği durumlarda cerrahi müdahaleyle iyileşme şansının yüksek olduğunu ancak bu şansın hastaların yalnızca çok küçük bir bölümünde yakalanabildiğini ifade etti.
Japon Araştırma Ekibinden Çarpıcı Bulgu
Coşkun, Japonya'daki Kanazawa Üniversitesi'nden Dr. Yamashita başkanlığında yürütülen bir araştırmaya dikkat çekti. Araştırma ekibinin, kandaki gen aktivitesini tümör belirteci CA19-9 ile birlikte değerlendiren "Panregza" adlı testi daha önce geliştirdiğini belirten Coşkun, bu testin son çalışmada erken evre hastalar üzerinde de denendiğini aktardı.
Çalışma kapsamında, evre 0-1 pankreas kanseri tanısı almış 10 hasta ile 104 sağlıklı bireyin kan örnekleri karşılaştırıldı. Elde edilen sonuçlar dikkat çekici oldu: gen aktivitesine dayanan test, erken evre kanserli hastaların yüzde 90'ını doğru şekilde tespit etti. Buna karşılık, klinik pratikte yaygın olarak kullanılan CA19-9 tümör belirteci testi, aynı hasta grubunun yalnızca yüzde 10'unu yakalayabildi.
Gen Testi Klasik Yönteme Göre Çok Daha Güvenilir
Coşkun, elde edilen bu sonuçların gen testinin klasik kan tahliline kıyasla çok daha güvenilir bir erken uyarı sistemi olabileceğini gösterdiğini belirtti. Bu fark, mevcut tarama yöntemlerinin sınırlılıklarını ortaya koyarken, yeni geliştirilen testin klinik pratiğe kazandırılması halinde erken teşhis oranlarında önemli bir artış sağlayabileceğine işaret ediyor.
Erken Teşhisin Sağkalım Üzerindeki Etkisi
Çalışmanın önemine dikkat çeken Prof. Dr. Coşkun, Yamashita ve ekibinin bulgularına göre evre 0'da yakalanan pankreas kanseri hastalarında beş yıllık sağkalım oranının yüzde 100'e kadar çıkabildiğini belirtti. Coşkun, hastalığın evresi ilerledikçe bu oranın hızla düştüğünü, dolayısıyla hastalığın ne kadar erken tespit edildiğinin hastanın hayatta kalma şansını doğrudan belirlediğini vurguladı.
"Umut Verici Bir Adım Ancak Daha Fazla Doğrulama Gerekiyor"
Değerlendirmesinin devamında bu çalışmanın, sinsi seyreden pankreas kanseri gibi bir hastalıkta erken teşhisin artık basit bir kan tahliliyle mümkün olabileceğine dair umut verici bir gelişme olduğunu belirten Coşkun, testin geniş hasta gruplarında daha kapsamlı çalışmalarla doğrulanması gerektiğinin altını çizdi.
Risk Grubundakilere Düzenli Takip Çağrısı
Prof. Dr. Coşkun, özellikle ailesinde pankreas kanseri öyküsü bulunan ya da risk grubunda yer alan kişilerin, doktorlarıyla birlikte düzenli takip ve tarama seçeneklerini değerlendirmesinin büyük önem taşıdığını belirtti. Bu yaklaşımın, hastalığın erken evrede yakalanma şansını artırarak tedavi başarısına doğrudan katkı sağlayabileceği ifade edildi.
Pankreas Kanserinde Tarama Yöntemlerinin Geleceği
Uzmanlar, bu tür gen tabanlı testlerin klinik kullanıma girmesi halinde pankreas kanseri gibi geç teşhis edilen kanser türlerinde büyük bir dönüşüm yaşanabileceğini belirtiyor. Özellikle risk grubunda yer alan bireylerde rutin tarama programlarına bu tür testlerin entegre edilmesi, gelecekte hastalığın erken evrede yakalanma oranlarını önemli ölçüde artırabilir.
