Ankara’nın Sümela’sı: Alicin Manastırı İlgi Çekiyor
Ankara’nın saklı tarihi miraslarından biri olan Alicin Manastırı, doğal yapısı ve etkileyici konumuyla dikkat çekiyor. Kayalıklar arasına gizlenmiş bu yapı, görünümüyle Sümela Manastırı’nı andırması nedeniyle “Ankara’nın Sümelası” olarak anılıyor.
Doğanın İçinde Eşsiz Bir Konum
Kızılcahamam ilçesinde, Alicin Deresi’nin yukarısında yer alan manastır, sarp bir dağ yamacına kurulmuş durumda. Ankara’ya yaklaşık 90 kilometre uzaklıkta bulunan yapı, ulaşım zorluğuna rağmen doğaseverlerin ve fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekiyor.
Alicin Deresi çevresindeki doğal güzellikler de bölgeyi cazip kılan unsurlar arasında yer alıyor.
Tarihi Gizemini Koruyor
Tarihçiler, manastırın Bizans Dönemi’nde rahipler tarafından kullanıldığını değerlendiriyor. Ancak yapının kesin inşa tarihi ve kim tarafından yapıldığı hâlâ bilinmiyor.
Günümüze yalnızca duvar ve sur kalıntıları ulaşan yapı, buna rağmen tarihi dokusunu büyük ölçüde koruyor.
Efsanelerle Anılan Bir Yer
Manastırın ismine ilişkin farklı rivayetler de bulunuyor. Halk arasında anlatılan bir hikâyeye göre, Celali İsyanları sonrasında bölgede saklanan “Ali” isimli bir eşkıyadan dolayı yapının “Alicin” adını aldığı ifade ediliyor.
Turizm Potansiyeli Yüksek
Yetkililer, hem doğal güzelliği hem de tarihi değeriyle öne çıkan Alicin Manastırı’nın turizme kazandırılması gerektiğini vurguluyor.
Ankara’nın keşfedilmeyi bekleyen rotalarından biri olan bu eşsiz yapı, doğa ve tarih tutkunları için alternatif bir gezi noktası olma potansiyeli taşıyor.
