Erişkin Her 3 Kişiden Biri Hipertansiyon Hastası
Kalp ve damar hastalıklarının dünya genelinde ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer aldığına dikkat çeken uzmanlar, hipertansiyonun en önemli risk faktörü olduğunu vurguluyor. Medical Park Ankara Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Murat İlkar Gelişen, erişkin her üç kişiden birinin, 70 yaş üzerindeki bireylerde ise her üç kişiden ikisinin hipertansiyon hastası olduğunu söyledi.
“Hastaların Yüzde 60’ı Hastalığının Farkında Değil”
Hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini belirten Dr. Gelişen, hastaların yaklaşık yüzde 60’ının ya hastalığının farkında olmadığını ya da yeterince önemsemediğini ifade etti.
Kronik yüksek tansiyonun; kalp ve damar hastalıkları, böbrek yetmezliği, beyin kanaması ve felç gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurgulayan Gelişen, düzenli tansiyon kontrolünün hayati önem taşıdığını belirtti.
Bacak Damar Tıkanıklıklarına Dikkat
Bacak damar tıkanıklıklarının atardamar ve toplardamar hastalıkları olarak iki grupta incelendiğini aktaran Gelişen, şu bilgileri paylaştı:
Toplardamar tıkanıklığında: Bacakta ağrı, ileri derecede ödem ve koyu renk değişikliği görülebilir.
Atardamar tıkanıklığında: Ağrıya soğukluk ve solukluk eşlik eder.
Bu belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini belirten uzmanlar, erken teşhisin tedavi başarısını artırdığını ifade ediyor.
Genç Yaşta Kalp Hastalığı Riski Artıyor
Son yıllarda kalp hastalıklarının daha genç yaş gruplarında görülmeye başladığına dikkat çeken Gelişen, sigara, alkol tüketimi, sağlıksız beslenme ve stresin risk faktörlerini artırdığını söyledi.
Özellikle sigaranın damar elastikiyetini azalttığını, plak oluşumunu artırdığını ve kan akışını düşürdüğünü belirten Gelişen, diyabet hastalarında uzun süre yüksek seyreden kan şekerinin de damar duvarında plak oluşumuna yol açtığını kaydetti. Bu durumun kalp krizi riskini önemli ölçüde yükselttiğini vurguladı.
“Kalp Krizi Her Zaman Belirti Vermeyebilir”
Kalp krizinin her zaman önceden belirti göstermeyebileceğini ifade eden Gelişen, bazı hastalarda eforla ya da istirahatte göğüs duvarında baskı tarzında ağrı görülebileceğini, ancak hiçbir şikâyeti olmayan kişilerde de ani kalp krizi gelişebileceğini söyledi.
Bu nedenle düzenli sağlık kontrolleri ve risk faktörlerinin yakından takip edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Tedavi Kişiye Özel Planlanıyor
Koroner kalp hastalığı ve periferik damar hastalıklarında anjiyografi sonrası darlık ya da tıkanıklığın yerine göre balon, stent veya bypass cerrahisi uygulandığını belirten Gelişen, müdahale gerektirmeyen durumlarda ise ilaç tedavisinin tercih edildiğini ifade etti.
Sağlıklı Yaşam Hayat Kurtarıyor
Kalp ve damar sağlığını korumak için stresten uzak bir yaşam tarzının benimsenmesi gerektiğini belirten Gelişen, dengeli beslenme, fazla kilolardan kaçınma ve düzenli yürüyüşün büyük önem taşıdığını söyledi.
Uzmanlar, erken tanı ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kalp ve damar hastalıklarına karşı en güçlü korunma yöntemi olduğunu vurguluyor.
