ANASAYFA Ekonomi ASO Başkanı Ardıç’tan Ekonomi Uyarısı: Sanayide Daralma Sürüyor

ASO Başkanı Ardıç’tan Ekonomi Uyarısı: Sanayide Daralma Sürüyor

ASO Başkanı Seyit Ardıç, 2026’nın ilk çeyreğinde sanayide yaşanan yüzde 0,8’lik daralmanın büyümenin kalitesi açısından önemli bir uyarı olduğunu söyledi.
KAYNAK: (İHA)
Okunma Süresi: 3 dk

ASO BAŞKANI ARDIÇ’TAN EKONOMİ DEĞERLENDİRMESİ: “SANAYİDEKİ DARALMA ÖNEMLİ BİR UYARIDIR”

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ilk çeyreğinde kaydettiği büyüme verilerini değerlendirerek sanayi sektöründeki gerilemeye dikkat çekti. Ardıç, ekonominin yüzde 2,5 büyümesine rağmen sanayi üretiminde yaşanan yüzde 0,8’lik daralmanın büyümenin niteliği açısından önemli bir gösterge olduğunu belirtti.

Ekonomik büyümenin yalnızca rakamsal sonuçlarla değil, hangi sektörlerin büyümeye katkı sağladığıyla da değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Ardıç, üretim ve yatırım tarafındaki zayıflamanın sürdürülebilir büyüme açısından dikkatle izlenmesi gerektiğini ifade etti.

SANAYİDEKİ YAVAŞLAMA VERİLERE YANSIDI

ASO Başkanı Ardıç, sanayi sektöründeki ivme kaybının uzun süredir sahadan gelen geri bildirimlerde hissedildiğini belirterek, açıklanan verilerin bu durumu doğruladığını söyledi.

Sanayi sektörünün 2025 yılının son çeyreğinde büyümeye sınırlı katkı sunduğunu hatırlatan Ardıç, 2026’nın ilk çeyreğinde ise sektörün yüzde 0,8 daralarak ekonomik büyümeyi aşağı yönlü etkilediğini dile getirdi.

Ardıç, üretim kapasitesinin korunmasının ve sanayi yatırımlarının desteklenmesinin ekonomik istikrar açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

YATIRIMLARDAKİ YAVAŞLAMA DİKKAT ÇEKTİ

Ekonomik büyümenin önemli göstergelerinden biri olan yatırımlardaki yavaşlamaya da değinen Ardıç, sabit sermaye oluşumundaki artış hızının belirgin şekilde gerilediğini ifade etti.

2025’in üçüncü çeyreğinde çift haneli seviyelerde seyreden yatırım büyümesinin, sonraki dönemlerde kademeli olarak düştüğünü belirten Ardıç, bu durumun sanayicilerin yatırım kararlarında daha temkinli davrandığını gösterdiğini söyledi.

Yatırımlardaki yavaşlamanın özellikle sermaye malları üreten sektörleri doğrudan etkilediğine dikkat çekildi.

İHRACATTAKİ DÜŞÜŞ ENDİŞE YARATTI

Ardıç’ın değerlendirmelerinde öne çıkan başlıklardan biri de ihracattaki gerileme oldu. Mal ve hizmet ihracatında yaşanan yüzde 12,7’lik düşüşün ekonomiye yönelik güçlü bir uyarı sinyali verdiğini belirten Ardıç, dış pazarlardaki daralmanın dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Küresel talepteki yavaşlama, artan maliyetler, lojistik sorunlar ve enerji fiyatlarındaki yükselişin ihracat performansı üzerinde baskı oluşturduğunu ifade eden Ardıç, dış ticaret dengesinin korunmasının önemine vurgu yaptı.

“PAZAR KAYIPLARININ TELAFİSİ UZUN YILLAR ALABİLİR”

Sanayicilerin rekabet gücünü korumasının giderek zorlaştığını belirten Ardıç, ihracat pazarlarında yaşanabilecek kayıpların kısa sürede telafi edilmesinin kolay olmadığını ifade etti.

Yüksek finansman maliyetleri, artan üretim giderleri ve küresel ekonomik belirsizliklerin üreticiler üzerinde baskı oluşturduğunu kaydeden Ardıç, sanayicilerin hem üretim hem de ihracat tarafında zorlu bir süreçten geçtiğini söyledi.

ÜRETİM VE YATIRIM ODAKLI POLİTİKALAR ÇAĞRISI

Kalıcı ve sürdürülebilir büyümenin ancak güçlü bir üretim altyapısıyla mümkün olabileceğini belirten Ardıç, ekonomik politikaların yatırım ortamını destekleyecek şekilde şekillendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

İhracatı artıracak, verimliliği yükseltecek ve üretimi teşvik edecek adımların önceliklendirilmesi gerektiğini vurgulayan Ardıç, reel sektörün desteklenmesinin ekonomik büyümenin kalitesi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

“FİYAT İSTİKRARI VE ÜRETİM BİRLİKTE SAĞLANMALI”

Dezenflasyon sürecinin önemine değinen Ardıç, fiyat istikrarının ekonomik hedefler açısından kritik olduğunu ancak bu sürecin üretim kapasitesini olumsuz etkilememesi gerektiğini söyledi.

Ekonomi yönetiminin önümüzdeki dönemde fiyat istikrarı ile üretim ekonomisi arasında dengeli bir politika izlemesinin önem taşıdığını belirten Ardıç, bu iki unsurun birbirinin alternatifi değil tamamlayıcısı olduğunu ifade etti.

2026 yılının ilk çeyrek verilerinin, üretim ve yatırım odaklı politikaların önemini bir kez daha ortaya koyduğunu söyleyen Ardıç, sanayinin güçlendirilmesinin Türkiye ekonomisinin uzun vadeli büyüme hedefleri açısından kritik rol oynadığını sözlerine ekledi.

 
 
Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız