ANASAYFA Çevre ve Şehircilik Haberleri Harita Genel Müdürlüğü Türkiye'yi Nasıl Haritalıyor?

Harita Genel Müdürlüğü Türkiye'yi Nasıl Haritalıyor?

Harita Genel Müdürlüğü, hava fotoğrafından kabartma haritalara kadar çalışmalarıyla Türkiye'yi haritalıyor. Tarihi müzesi de ziyaretçilerini bekliyor.
KAYNAK: (İHA)
Okunma Süresi: 4 dk

Navigasyondan askeri operasyonlara, şehir planlamasından altyapı projelerine kadar hayatın her alanında kullanılan haritalar, modern dünyanın görünmez rehberlerinden biri haline geldi. Türkiye'nin haritacılık alanındaki öncü kurumu Harita Genel Müdürlüğü, havadan çekilen yüksek çözünürlüklü görüntülerden üç boyutlu kabartma haritalara kadar yürüttüğü çalışmalarla ülkeyi adeta okunabilir kılıyor.

Haritalar Hem Askeri Hem Sivil Alanda Kullanılıyor

Cep telefonlarındaki navigasyon uygulamalarından araç içi yönlendirme sistemlerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip haritalar, savunma ve kamu hizmetlerinde de kritik bir rol üstleniyor. Harita Genel Müdürlüğü, ürettiği coğrafi verilerle hem askeri operasyonlara hem de baraj, yol veya bina yapımı gibi sivil kamu yatırımlarına yön veriyor.

Süreç Hava Fotoğrafı Çekimiyle Başlıyor

Harita üretiminin en kritik aşamalarından biri olan hava fotoğrafı çekimi, Hava Grup Komutanlığı bünyesinde yürütülüyor. Belirlenen bölgelerde uçuş planlarının tamamlanmasının ardından yüksek çözünürlüklü hava kameralarıyla yaklaşık 6 saat süren görevler icra ediliyor. Çekilen görüntüler, Fotogrametri Dairesi Başkanlığı tarafından değerlendirilerek harita üretim sürecinin temelini oluşturuyor.

Konuya ilişkin bilgi veren bir fotokamera işletmeni, uçakların yüksek çözünürlüklü, değiştirilebilir lensli sayısal hava kameralarıyla donatıldığını belirtti. Uçuş mürettebatının iki pilot, bir teknisyen ve bir fotoğrafçıdan oluştuğunu, meteorolojik uygunluğun sağlanmasının ardından bölgeye intikal edilerek çekimlerin gerçekleştirildiğini kaydetti. Uçuş sırasında anlık koordinasyonun büyük önem taşıdığını, çekilen her hava fotoğrafının anlık olarak değerlendirildiğini belirtti.

Kabartma Haritalarla Üç Boyutlu Arazi Modeli

Kurumda üretilen kabartma haritalar, arazinin fiziksel yapısını üç boyutlu olarak ortaya koyuyor. Kabartma Harita Şube Müdürü mühendis Çağrı Kılınç, bu haritaların özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri başta olmak üzere kamu kurumlarında planlama ve eğitim amacıyla kullanıldığını belirtti. Kabartma harita üretiminin 1969 yılında başladığını, geçmişte alçı kalıplar üzerine el işçiliğiyle yapılan üretimin günümüzde bilgisayar destekli CNC makineleriyle gerçekleştirildiğini anlattı. Kılınç, üretilen haritaların en büyük ebadının 2'ye 1 metre olduğunu, hem askeri hem sivil kullanım için üretim ve satış faaliyetlerinin sürdüğünü belirtti.

Yaklaşık İki Asırlık Geçmişe Işık Tutan Müze

Harita Genel Müdürlüğü Haritacılık Müzesi, Türk haritacılığının yaklaşık iki asırlık geçmişine ışık tutuyor. Genel Müdür Yardımcısı Albay Murat Erken, ikinci sınıf askeri müze statüsündeki müzenin 1926 yılında bir "alet müzesi" olarak kurulduğunu belirtti. Türk haritacılığının kurumsallaşma sürecinin 1818 yılında Harita Okulu'nun açılmasıyla başladığını, 1834'te Harp Okulu'nun kuruluşuyla haritacı subaylar yetiştirilmeye başlandığını anlattı.

Kurucu Mehmet Şevki Ölçer'in Fransa'ya gönderilerek modern haritacılık eğitimi aldığını belirten Erken, eğitimlerini 1894'te tamamlayan subayların modern teknikleri İstanbul'a taşıdığını, 1896 yılında ortaya çıkan Eskişehir haritasının Türk haritacılık tarihindeki ilk modern harita olarak kabul edildiğini kaydetti. Kurumun kuruluş tarihini 1895 olarak kabul ettiklerini belirtti.

200 Yıllık Cihazlar ve Tarihi Tablolar Sergileniyor

Müzenin giriş bölümünde Mehmet Şevki Ölçer anısına hazırlanan özel bir bölüm bulunduğunu belirten Erken, iç bölümlerde ise haritacıların kullandığı yaklaşık 200 yıllık tarihi cihazların sergilendiğini kaydetti. Müzede 1880-1895 yılları arasında üretilen ve dünyada nadir örnekler arasında gösterilen kabartma haritaların da yer aldığını belirtti.

Müzenin dikkat çeken bölümlerinden birinin resim galerisi olduğunu belirten Erken, eski dönemlerde harita çizimlerinin büyük ölçüde el emeğine dayandığını, bu nedenle haritacıların aynı zamanda sanata yatkın kişiler olduğunu anlattı. Galeride, 1938-1943 yılları arasında düzenlenen "Yurt Gezileri" kapsamında hazırlanan 675 tablodan 22'sinin de sergilendiğini belirten Erken, bu eserlerin hem haritacılık tarihi hem de Türk resim sanatı açısından önemli bir değer taşıdığını vurguladı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız