ASO Başkanı Ardıç’tan NATO ve Ankara sanayisi mesajı

ASO Başkanı Seyit Ardıç, NATO’nun yeni savunma tedarik düzeninde Ankara sanayisinin ihtiyaçlarını ulusal kararlara taşımak için çalışacaklarını açıkladı.

ASO Başkanı Ardıç: Ankara sanayisinin ihtiyaçları ulusal kararlara yansıyacak

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, NATO’nun savunma tedarikinde yaşanan yeni dönemin Ankara sanayisi açısından önemli fırsatlar oluşturabileceğini belirterek, başkentteki firmaların uluslararası tedarik zincirlerine daha güçlü şekilde dahil edilmesi için çalışma yürüteceklerini söyledi.

ASO’nun Ağustos ayı Meclis Toplantısı’nda konuşan Ardıç, Türkiye’nin sanayi politikası, küresel rekabet, enflasyonla mücadele ve Ankara sanayisinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. NATO Zirvesi’nin Türk sanayisi açısından ortaya çıkardığı fırsatlara da değinen Ardıç, özellikle savunma sanayii alanındaki yeni tedarik düzenine dikkat çekti.

Ardıç, NATO’nun uygulama planı hazırlanırken Ankara sanayisinin görüş ve ihtiyaçlarının ulusal karar alma süreçlerine yansıtılması için çalışacaklarını ifade etti.

Ankara firmaları için uluslararası tedarik hedefi

NATO’nun savunma tedarikindeki yeni yapılanmasına ilişkin hazırlıkların önemine işaret eden Ardıç, ASO olarak üyelerin bu sisteme hazırlanması için çeşitli çalışmalar gerçekleştireceklerini belirtti.

Bu kapsamda firmaların hazırlık düzeylerinin tespit edileceğini aktaran Ardıç, ASO kapasite raporlarından yararlanılarak Ankara sanayisinin uluslararası sistemlerde aranabilir kabiliyet envanterinin oluşturulacağını bildirdi.

Kodlama ve teknik dosya hazırlama eğitimlerinden test ve belgelendirme süreçlerine kadar firmaların ihtiyaç duyduğu alanlarda destek verileceğini belirten Ardıç, ayrıca bir tip sözleşme kılavuzu hazırlanacağını söyledi.

Ardıç, Ankara’daki firmaların sahip olduğu üretim kabiliyetlerinin uluslararası sistemlerde görünür hale getirilmesinin, savunma tedarik zincirlerine erişim açısından önem taşıdığını vurguladı.

Stratejik sektörler öne çıkıyor

Sanayi politikalarında dünya genelinde yeni bir döneme girildiğini belirten Ardıç, devletlerin yalnızca düzenleyici konumda kalmayarak yatırım, finansman ve stratejik yönlendirme alanlarında daha aktif rol üstlendiğini ifade etti.

Ardıç’a göre savunma sanayii, siber güvenlik, uydu ve radar sistemleri ulusal güvenlik bakımından öne çıkan sektörler arasında yer alırken; yarı iletkenler, yapay zekâ, robotik ve kuantum teknolojileri de ekonomik ve teknolojik rekabetin önemli alanlarını oluşturuyor.

Enerji dönüşümünde ise batarya, elektrikli araç, güneş paneli ve hidrojen teknolojilerinin stratejik önem kazandığını belirten Ardıç, Türkiye’nin kendi üretim yapısına ve finansman imkanlarına uygun bir sanayi politikası geliştirmesi gerektiğini söyledi.

“Teşvik, küresel rekabete hazırlamalı”

Sanayi desteklerinin yalnızca işletmeleri kısa vadede ayakta tutan bir mekanizma olmaması gerektiğini ifade eden Ardıç, teşviklerin teknoloji geliştirme, verimlilik, ihracat, yerlileştirme ve nitelikli istihdam kapasitesini artıracak şekilde tasarlanması gerektiğini dile getirdi.

Ardıç, büyüyen, yatırım yapan ve ihracatını artıran firmaların desteklerden yararlanmasının devam etmesi gerektiğini belirtirken, sanayicilerin yüksek finansman maliyetleri, uzun tahsilat vadeleri ve daralan taleple karşı karşıya olduğuna dikkat çekti.

“Üretim istikrarını kaybetmemeliyiz”

Enflasyonla mücadele sürecine de değinen Ardıç, fiyat istikrarının sağlanmasının önemini kabul etmekle birlikte, dezenflasyon sürecinin üretim kapasitesini olumsuz etkilememesi gerektiğini söyledi.

Sanayicilerin mevcut koşullarda yeni yatırım yapmaktan önce işletmelerini sürdürebilmenin yollarını aradığını belirten Ardıç, enflasyonla mücadele edilirken üretim ve ihracatın da gözetildiği dengeli bir politika bileşimine ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Ankara savunma sanayisinde merkez olmayı hedefliyor

NATO Zirvesi’nin güvenlik politikalarının yanı sıra savunma üretimi, teknolojik kapasite, tedarik zincirlerinin dayanıklılığı ve sanayi iş birlikleri açısından da önem taşıdığını belirten Ardıç, Ankara’nın bu süreçte güçlü bir konuma sahip olduğunu söyledi.

KOBİ’lerin savunma sanayii tedarik zincirlerinde edindikleri deneyimi kendi ürün ve teknolojilerini geliştirmek için kullanmaları gerektiğini kaydeden Ardıç, hedefin Ankara’daki KOBİ’leri özgün ürün geliştiren ve küresel pazarlarda rekabet edebilen şirketlere dönüştürmek olduğunu belirtti.

Ardıç, Ankara’nın üniversite, sanayi, teknoloji, üretim kabiliyeti ve nitelikli insan kaynağını bir araya getiren önemli merkezlerden biri olduğunu ifade ederek, başkentin Türkiye’nin savunma ve teknoloji kapasitesinin güçlendirilmesinde öncü merkezlerden biri olması için çalışmaların sürdürüleceğini kaydetti.

Öte yandan Ardıç, ENR 2026 listesinde yer alan Türk müteahhitlik firmalarının sayısının 45’ten 48’e yükseldiğini, bu firmaların 22’sinin Ankara merkezli olmasının başkent sanayisi açısından gurur verici olduğunu belirterek listede yer alan şirketleri ve çalışanlarını kutladı.

İLGİLİ HABERLER