Deprem Uzmanı Demirtaş: Fay Sayısının Artması Riski Artırmaz

Deprem bilimci Ramazan Demirtaş, güncellenen diri fay haritasındaki artışın deprem tehlikesinin yükseldiği anlamına gelmediğini açıkladı.

Deprem Uzmanı Ramazan Demirtaş: “Fay Sayısının Artması Deprem Riskinin Arttığı Anlamına Gelmiyor”

Türkiye’de 13 yıl aradan sonra güncellenen diri fay haritası kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, deprem bilimci Ramazan Demirtaş konuya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Haritaya eklenen yeni fayların deprem tehlikesinin arttığı anlamına gelmediğini belirten Demirtaş, asıl dikkat edilmesi gereken unsurun fayların deprem üretme potansiyeli olduğunu söyledi.

Diri Fay Sayısı 485’ten 700’e Yükseldi

Yapılan güncelleme çalışmaları sonucunda Türkiye’nin diri fay haritasına 215 yeni fay eklendi. Böylece ülkedeki diri fay sayısı 485’ten 700’e çıktı.

Ancak uzmanlara göre bu artış, yeni fayların oluştuğu anlamına gelmiyor. Gelişen teknolojik imkânlar, saha çalışmaları ve bilimsel araştırmalar sayesinde daha önce haritalandırılmamış veya aktifliği net olarak belirlenememiş faylar kayıt altına alındı.

Deprem bilimci Ramazan Demirtaş da konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, kamuoyunda oluşan yanlış algıya dikkat çekti.

“Bu Faylar Zaten Vardı”

Demirtaş, yeni açıklanan fayların sonradan ortaya çıkmadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“485 fayın 700’e çıktığı ifade ediliyor ancak bu faylar zaten vardı. Sadece daha önce detaylı şekilde haritalandırılmamış ya da aktif olup olmadıkları kesin olarak ortaya konulamamıştı. Bu nedenle fay sayısındaki artışın deprem tehlikesinin arttığı şeklinde yorumlanması doğru değildir.”

Önemli Olan Fayların Deprem Üretme Potansiyeli

Uzmanlara göre bir fayın oluşturabileceği risk, yalnızca varlığıyla değil, deprem üretme kapasitesiyle ölçülüyor.

Demirtaş, bir fayın tehlike seviyesinin belirlenmesinde yıllık kayma hızı, geçmiş deprem kayıtları, deprem tekrarlama aralığı ve son büyük depremin tarihi gibi bilimsel verilerin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Örnek olarak 1999 yılında meydana gelen İzmit Depremi’ni gösteren Demirtaş, aynı segmentte kısa vadede benzer büyüklükte bir depremin beklenmediğini ifade etti.

“700 Fayın Büyük Bölümü Yakın Gelecekte Deprem Üretmeyecek”

Türkiye’de son yüzyılda büyük depremler üreten birçok fayın uzun süre yeniden büyük deprem oluşturmayacağını belirten Demirtaş, önümüzdeki 50 ila 100 yıllık süreçte mevcut 700 fayın önemli bölümünün büyük deprem üretmesinin beklenmediğini söyledi.

Demirtaş, deprem risk değerlendirmelerinde sayıdan çok fayların davranışlarının ve enerji biriktirme durumlarının dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Risk Taşıyan Bölgelere Dikkat Çekti

Deprem bilimci Ramazan Demirtaş, uzun süredir büyük deprem üretmeyen ve bilim dünyasında “sismik boşluk” olarak tanımlanan bazı bölgelerin yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti.

Demirtaş’ın dikkat çektiği bölgeler arasında:

  • Marmara Denizi
  • İznik-Mekece hattı
  • Gökova Körfezi
  • Girit çevresi
  • Antalya Körfezi
  • İskenderun Körfezi
  • Gölbaşı-Türkoğlu segmenti
  • Şemdinli
  • Yüksekova
  • Yedisu
  • Ardahan çevresi

yer aldı.

Marmara Depremi Konusundaki Belirsizlik Sürüyor

Beklenen Marmara depremine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Demirtaş, bilim insanları arasında farklı görüşlerin bulunduğunu söyledi.

Bazı uzmanların Marmara’da 6,5 büyüklüğünün üzerinde deprem beklemediğini, bazı araştırmacıların ise 7’nin üzerinde bir deprem ihtimaline dikkat çektiğini belirten Demirtaş, bu durumun bölgedeki deprem tehlikesinin hâlâ tam olarak netleşmediğini gösterdiğini ifade etti.

Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın Marmara Denizi içerisinden geçtiğini hatırlatan Demirtaş, bölgede 1766 yılından bu yana büyük bir deprem meydana gelmediğine dikkat çekerek enerji birikiminin sürdüğünü söyledi.

Deprem Tehlike Haritası Güncellenebilir

Uzman Demirtaş, diri fay haritasındaki güncellemenin ardından Türkiye Deprem Tehlike Haritası’nın da yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

2018 yılında yürürlüğe giren mevcut haritanın, 2012 yılı verileri esas alınarak hazırlandığını hatırlatan Demirtaş, yeni bilimsel veriler ışığında risk analizlerinin güncellenmesinin faydalı olacağını ifade etti.

Uzmanlar, vatandaşların fay sayılarındaki değişimden ziyade yapı güvenliği, deprem yönetmeliklerine uygunluk ve afet hazırlık çalışmalarına odaklanmasının daha önemli olduğuna dikkat çekiyor.

İLGİLİ HABERLER