İki Kolunu Kaybetti, KAAN'ın Görsel Modelleyicisi Oldu

6 yaşında kollarını kaybeden Yusuf Akgün, resim yeteneğiyle Milli Muharip Uçak KAAN ve ROKETSAN füze projelerinde görsel modelleyici olarak görev aldı.

İki Kolunu Kaybetti, KAAN'ın Görsel Modelleyicisi Oldu

Iğdır'da 6 yaşındayken yaşadığı bir kazada iki kolunu kaybeden Yusuf Akgün, çocuk yaşta keşfettiği resim yeteneğini büyük bir azimle geliştirerek Türkiye'nin gurur projeleri Milli Muharip Uçak KAAN ve ROKETSAN'ın füze sistemlerinde görsel modelleyici olarak görev almayı başardı.

Elektrik Akımı Sonucu Kollarını Kaybetti

Yusuf Akgün, henüz 6 yaşındayken koyun otlattığı sırada yüksek gerilim hattı direğindeki elektrik kablolarına temas etmesi sonucu iki kolunu kaybetti. Yaşanan bu ağır kaza sonrasında maddi imkansızlıklar nedeniyle ailesi tarafından dönemin Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na teslim edilen Akgün, yeni bir hayata burada başladı.

Kütüphanede Keşfettiği Yetenek Hayatını Değiştirdi

Kurumda kaldığı süre boyunca resim yeteneğini keşfeden ve geliştiren Akgün, katıldığı çeşitli yarışmalarda önemli dereceler elde etti. İHA muhabirine yaşadıklarını anlatan Akgün, 6 yaşına kadar ailesinin yanında kaldığını, geçirdiği kaza sonrasında Ankara'daki çocuk esirgeme kurumuna verildiğini belirtti. Akgün, kollarını kaybetmesinin ardından hayata yeniden başlaması gerektiğini, 7-8 yaşlarına kadar bu süreçle mücadele ettiğini ifade etti.

Eğitimine yeniden başladığını belirten Akgün, her gün kütüphaneye inerek kitapları incelediğini, içindeki görsellerin kendisini derinden etkilediğini anlattı. Resimleri yorumlamaya ve ağzıyla tuttuğu kalemle çizmeye çalıştığını belirten Akgün, ilk olarak bir giysi firmasının düzenlediği tasarım yarışmasında derece aldığını, ardından Hava Kuvvetleri'nin düzenlediği bir yarışmada onur ödülü kazandığını kaydetti. Akgün, bu deneyimlerin havacılık alanına olan ilgisini artırdığını ve yeteneğini bu yarışmalar sayesinde keşfettiğini vurguladı.

Aksungur İnsansız Hava Aracı ile Başladı

Kariyerine ilk olarak Aksungur İnsansız Hava Aracı'nın görsel modelleyicisi olarak başladığını belirten Akgün, yolunun TÜSAŞ'ta Aksungur mühendisleriyle kesiştiğini anlattı. Mühendislerden birinin çocukluk arkadaşı olduğunu belirten Akgün, kendisine Aksungur'un çizimini yapıp yapamayacağının sorulduğunu, bu teklifi büyük bir onurla kabul ettiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Referansıyla KAAN Projesine Dahil Oldu

Aksungur projesindeki çalışmalarının ardından ciddi ilgi topladığını belirten Akgün, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın referanslarıyla Savunma Sanayii Başkanlığı ve TUSAŞ'a davet edildiğini anlattı. Bu davette kendisine Milli Muharip Uçak KAAN Projesi'ne entegre olma teklifinin sunulduğunu belirten Akgün, bu teklifi de büyük bir gururla kabul ettiğini kaydetti.

Bu projeler sayesinde Milli Muharip Uçak KAAN, Aksungur ve ardından ROKETSAN'ın TEBER güdüm kiti projelerinde yer aldığını belirten Akgün, halihazırda HAVELSAN ve ASELSAN projelerinde de görev alacağını açıkladı. Akgün, bu projelerin kendisi için son derece kıymetli olduğunu, devletin imkanlarıyla büyüyen bir birey olarak bu başarıları elde etmenin gururunu yaşadığını dile getirdi.

"Bize Emek Verenlerden Allah Razı Olsun"

Engelli bireylerin toplumsal yaşamın her alanında daha görünür olması gerektiğine dikkat çeken Akgün, 18 yıl boyunca devlet korumasında kaldığını ve toplumun vergileriyle bugünlere geldiğini belirtti. Bu süreçte kendisine emek verenlere teşekkür eden Akgün, kendi hikayesinin diğer engelli bireyler için de bir örnek teşkil edebileceğini, devletin sunduğu imkanlar sayesinde daha iyi noktalara ulaşılabileceğini vurguladı.

İlham Veren Bir Başarı Hikayesi

Yusuf Akgün'ün hikayesi, azim ve kararlılığın engelleri nasıl aşabileceğine dair güçlü bir örnek olarak öne çıkıyor. Fiziksel bir engeli olmasına rağmen yeteneğini geliştiren ve Türkiye'nin en önemli savunma sanayii projelerinde yer alan Akgün'ün başarısı, hem engelli bireyler hem de toplumun geneli için büyük bir motivasyon kaynağı oluşturuyor.

Akgün'ün "alan değil aktaran engelliler" vurgusu, engelli bireylerin toplumsal üretime katkı sağlayabileceği fikrinin altını çizerken, bu hikaye Türkiye'nin savunma sanayiindeki gelişiminde farklı ve ilham verici bir insan hikayesi olarak da dikkat çekiyor.

 
İLGİLİ HABERLER