ASO Başkanı Ardıç: Nükleer Hedefe Yerli Sanayiyle Ulaşılır
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye'nin nükleer enerji alanındaki hedeflerine ulaşmasının güçlü ve yerli sanayi altyapısından geçtiğini belirterek, uluslararası rekabette söz sahibi olmanın yolunun yüksek teknolojiye sahip üretim kapasitesi oluşturmak olduğunu söyledi.
Nükleer Sanayi Derneği (NSD) iş birliği ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı desteğiyle düzenlenen 12. Nükleer Santraller Zirvesi (NPPES) kapsamında konuşan Ardıç, Türkiye'nin nükleer enerji alanında yalnızca elektrik üreten değil, aynı zamanda teknoloji geliştiren ve küresel tedarik zincirlerinde yer alan bir ülke olmayı hedeflediğini ifade etti.
Nükleer enerji küresel dönüşümün merkezinde
Zirvede yaptığı değerlendirmede dünyada enerji politikalarının yeniden şekillendiğine dikkat çeken Ardıç, enerji güvenliği, iklim değişikliği ve teknolojik dönüşümün aynı dönemde yaşandığını belirtti.
Nükleer enerjinin düşük karbon salımı, yüksek üretim kapasitesi ve kesintisiz enerji sağlayabilme avantajları sayesinde yeniden birçok ülkenin yatırım gündeminde yer aldığını ifade eden Ardıç, ABD, Çin, Fransa ve Güney Kore gibi ülkelerin hem mevcut santrallerini geliştirdiğini hem de yeni nesil küçük modüler reaktör teknolojilerine yatırım yaptığını söyledi.
Ardıç'a göre nükleer enerji yatırımları yalnızca enerji üretimini değil, mühendislik, teknoloji ve sanayi kapasitesini de doğrudan güçlendiriyor.
"Enerji arz güvenliği teknolojik bağımsızlığın temelidir"
Türkiye'nin enerji alanındaki uzun vadeli hedeflerine de değinen Seyit Ardıç, Akkuyu Nükleer Güç Santrali sonrasında planlanan Sinop Nükleer Güç Santrali ve Trakya projeleriyle nükleer enerji yatırımlarının genişletileceğini belirtti.
Ardıç, Türkiye'nin 2050 yılına kadar 20 gigavat nükleer kurulu güce ulaşmayı hedeflediğini, bunun en az 5 gigavatlık bölümünün ise küçük modüler reaktörlerden oluşmasının planlandığını ifade etti.
Enerji arz güvenliğinin yalnızca enerji üretimiyle sınırlı olmadığını belirten Ardıç, bunun ekonomik güvenlik, sanayi gücü ve teknolojik bağımsızlık açısından da kritik öneme sahip olduğunu söyledi.
Akkuyu'da yerlileşme oranı yüzde 55'e yaklaştı
ASO Başkanı Ardıç, Türkiye'nin ilk nükleer enerji yatırımı olan Akkuyu'da yerli sanayinin önemli bir tecrübe kazandığını ifade etti.
Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde yerlileşme oranının yüzde 55 seviyesine yaklaştığını belirten Ardıç, yüzlerce Türk firmasının uluslararası kalite standartlarını karşılayarak projede görev aldığını söyledi.
Bu deneyimin Sinop'ta planlanan yeni santral projelerine de aktarılması gerektiğini vurgulayan Ardıç, yerli üretimin sistematik biçimde desteklenmesi halinde Türkiye'nin yalnızca enerji üretim kapasitesini değil, teknoloji üretme kabiliyetini de artıracağını ifade etti.
Nükleer sanayi diğer sektörleri de geliştiriyor
Nükleer sektörün yüksek kalite standartları ve ileri mühendislik gerektirdiğini belirten Ardıç, bu alanda kazanılan bilgi ve tecrübenin savunma sanayisi, havacılık, otomotiv ve sağlık teknolojileri gibi birçok sektöre de katkı sağlayacağını söyledi.
Nükleer sanayide elde edilen kalite kültürünün Türkiye'nin yüksek teknoloji üretim kapasitesini artıracağını belirten Ardıç, bu dönüşümün sanayinin genel rekabet gücüne olumlu yansıyacağını dile getirdi.
Çin ile iş birliği protokolü imzalandı
Zirve kapsamında ASO koordinasyonunda faaliyet gösteren ASO NÜKSAK ile Çin Nükleer Topluluğu arasında nükleer enerji alanındaki iş birliğini geliştirmeyi amaçlayan bir mutabakat zaptı imzalandı.
Öte yandan Ardıç, ASO tarafından 2017 yılında kurulan NÜKSAK'ın yerli firmaların nükleer sektörün uluslararası kalite standartlarına uyum sağlaması amacıyla çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hayata geçirilen NETBİS (Nükleer Enerji Tedarikçi Bilgi Sistemi) sayesinde ise nükleer projelerde görev alabilecek yerli firmaların teknik yeterlilikleri, üretim kapasiteleri ve kalite belgelerinin tek bir platformda toplandığını ifade eden Ardıç, bunun Türkiye'nin nükleer sanayi altyapısını güçlendirecek önemli adımlardan biri olduğunu söyledi.
Konuşmasının sonunda Türkiye'nin hedefinin yalnızca nükleer enerji kullanan bir ülke olmak değil, nükleer teknolojiyi geliştiren, üreten ve uluslararası tedarik zincirlerinde güçlü şekilde temsil edilen bir ülke konumuna yükselmek olduğunu vurgulayan Ardıç, bu hedefe ulaşmanın temel şartının güçlü, hazırlıklı ve yerli sanayi olduğunu dile getirdi.